ATASÖZLERİ

                

 ›› Anasayfa
Atasözü Ne Demektir? Atasözleri Atasözü Gönder

| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |

  » Aba vakti aba, yaba vakti yaba alan yanılmaz.
  » Abanın kadri, yağmurda bilinir.
  » Abdal abdalın ne umduğunu, ne bulduğunu ister.
  » Abdal ata binmiş bey oldum sanmış.
  » Abdal düğünden, çocuk oyundan usanmaz.
  » Abdala kar yağıyor demişler, titremeye hazırım demiş.
  » Abdalın arkadaşlığı yol görününceye kadardır.
  » Abdalın karnı doyunca gözü pabucundadır.
  » Abdestsiz sofuya namaz dayanmaz.
  » Acele giden ecele gider.
  » Acele işe, şeytan karışır.
  » Acele yürüyen yolda kalır.
  » Acemi katır kapı önünde yük indirir.
  » Acemi marangozun talaşı tahtasından çok olur.
  » Acemi nalbant gibi kâh nalına vurur, kâh mıhına.
  » Acı acıyı bastırır, su sancıyı.
  » Acı patlıcanı kırağı çalmaz.
  » Acı söz insanı dininden çıkarır, tatlı söz yılanı deliğinden çıkarır.
  » Acıkan doymam, susayan kanmam sanır.
  » Acıkan yanağından, susayan dudağından belli olur.
  » Acındırırsan arsız, acıktırırsan hırsız olur.
  » Aç ayı oynamaz.
  » Aç aman bilmez, çocuk zaman bilmez.
  » Aç bırakma hırsız edersin, çok söyleme arsız edersin.
  » Aç doymam, tok acıkmam sanır.
  » Aç koyma hırsız olur, çok söyleme yüzsüz olur, çok değme arsız olur.
  » Aç koynunda azık durmaz.
  » Aç köpek fırın deler.
  » Aç kurt arslana saldırır.
  » Aç tavuk rüyasında kendini buğday ambarında görür.
  » Aç tokun halinden anlamaz.
  » Aça dokuz yorgan örtmüşler, yine uyuyamamış.
  » Açık yaraya kurt düşmez.
  » Açık ağız aç kalmaz.
  » Açık yerde tepecik kendini dağ sanır.
  » Açılan solar, ağlayan güler.
  » Açın imanı olmaz.
  » Açın karnı doyar gözü doymaz.
  » Açlık ile tokluğun arası bir dilim ekmek.
  » Açtırma kutuyu, söyletme kötüyü.
  » Adam adamdır olmasa da pulu, eşek eşektir olsa da çulu.
  » Adam eşeğinden, kadın döşeğinden belli olur.
  » Adam kıtlığında keçiye Abdurrahman Çelebi derler.
  » Adam olana bir söz yeter.
  » Adam sandık eşeği, altına serdik döşeği.
  » Adam yenilmekle marifetli olur, yanılmakla âlim.
  » Adamak kolay, ödemek güçtür.
  » Adamakla mal tükenmez.
  » Adamın iyisi iş başında belli olur.
  » Adı çıkacağına canı çıksın.
  » Adı çıktı dokuza, inmez sekize.
  » Ağaç kökünden yıkılır.
  » Ağaç ne kadar meyve verirse, dalı o kadar yere eğilir.
  » Ağaç ne kadar uzarsa uzasın göğe değmez.
  » Ağaç ne kadar yüksek olsa da yaprakları yere düşer.
  » Ağaç ucuna yel değer, güzel kişiye söz değer.
  » Ağaç yaşken eğilir.
  » Ağaca balta vurmuşlar sapı bendendir demiş.
  » Ağaca beşikten mezara kadar muhtacız.
  » Ağaca çıkan keçinin dama çıkan oğlağı olur.
  » Ağaca çıkan keçinin dala bakan oğlağı olur.
  » Ağaca dayanma çürür, insana güvenme ölür.
  » Ağacı kurt, insanı dert bitirir.
  » Ağaçlı köyü su basmaz.
  » Ağaçsız memleket duvaksız geline benzer.
  » Ağaçtan maşa, aptaldan paşa olmaz.
  » Ağaran baş, ağlayan göz gizlenmez.
  » Ağır baş iyidir, yenlik olsa uçar.
  » Ağır git ki yol alasın.
  » Ağır kazan geç kaynar.
  » Ağır otur, batman götür.
  » Ağır taş batman döver.
  » Ağır taş yerinden oynamaz.
  » Ağız yemeyince yüz utanmaz.
  » Ağlama ölü için, ağla deli için.
  » Ağlamayan çocuğa meme vermezler.
  » Ağlarsa anam ağlar, gerisi yalan ağlar.
  » Ağlayak da gözden mi olak?   » Ağlayanın malından gülene hayır gelmez.
  » Ağrısız baş mezarda olur.
  » Ağustos ayında beyni kaynayanın, zemheride Zahmarıda kazanı kaynar.
  » Ağustosta beynin kaynasın, kışın da tencere kaynasın.
  » Ağzı açık ayran delisi.
  » Ağzına bir zeytin verir, ardına tulum tutar.
  » Ağzından bal akıyor.
  » Ah alan unmaz, ah yerde kalmaz.
  » Ahmak misafir, ev sahibini ağırlar.
  » Ak akçe kara gün içindir.
  » Ak gün ağartır‚ kara gün karartır.
  » Ak ile kara dere kenarında belli olur.
  » Ak koyunun kara kuzusu da olur.
  » Ak köpeğe koyun diye sarılma.
  » Akan su yosun tutmaz.
  » Akan su, pis tutmaz.
  » Akçe bulsam, çıkı yok.
  » Akıl, akıldan üstündür.
  » Akıl para ile satılmaz.
  » Akıl yaşta değil baştadır.
  » Akıl yiğide sermayedir.
  » Akılı olmayana neylesin sakal, kayışı tarladan götürür çakal.
  » Akıllı düşünene kadar, deli oğlunu evermiş, torunu olmuş.
  » Akıllı olan katar katar yer, akılsız olan satar satar yer.
  » Akılsız başın cezasını ayaklar çeker.
  » Akılsız köpeği yol kocatır.
  » Akılsızın şaşkını beyaz giyer kış günü.
  » Akıntıya kürek çekme, kurak yere ekin ekme.
  » Akranıyla konuşmayanın sesi, semadan gelir.
  » Akşam gelen misafirin, yiyeceği bulgur sıkısı, yatacağı ahır sekisi.
  » Akşamın hayrından sabahın şerri iyidir.
  » Al elmaya taş atan çok olur.
  » Al malın iyisini çekme kaygısını.
  » Al yakışırken, el bakışırken.
  » Alacağın bir iğne, çeliğin okkasını orantıya vurursun.
  » Alçak tavuk kendini ferik gösterir.
  » Alışmış kudurmuştan beterdir.
  » Alim unutmuş, kalem unutmamış.
  » Allah aptala eşeğini kaybettirir, sonra buldurup sevindirirmiş.
  » Allah dağına göre kar verir.
  » Allah şaşırttı mı, dayıya hala dedirtirmiş.
  » Allı yelek, pullu yelek, canfes neye gerek?   » Alma el kızının ahını, gökten indirir şahini.
  » Alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste.
  » Alma mazlumun ahını, gökden indirir şahını.   » Almadan vermek Allaha mahsustur.
  » Almak kolay ödemek zordur.
  » Altın anahtar, her kapıyı açar.
  » Altın eşik, ağaç eşiğe muhtaçtır.
  » Altın kılıç demir kapıyı açar.
  » Altın yere düşmekle pul olmaz.
  » Altının değerini sarraf bilir.
  » Ana gibi yâr, Bağdat gibi diyar olmaz.
  » Anan gibi saç büyüteceğine, baban gibi bıyık büyüt.
  » Anan turp, baban şalgam, sen içinde gülbe şeker.
  » Ananın bastığı yavru incinmez.
  » Ananın bastığı yerde yavru ölmez.
  » Anasına bak kızını al, astarına bak bezini al.
  » Anasına bak kızını al, kenarına bak bezini al.
  » Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az.
  » Aptalın karnı doyunca gözü yolda olur.
  » Ar gözden, kâr yüzden anlaşılır.
  » Ar namus hak getire.
  » Arap eli öpmek, dudak karartmaz.
  » Arayan belasını da devasını da bulur.
  » Arayan bulur, inleyen ölür.
  » Arefe günü yalan söyleyenin, bayram günü yüzü kara çıkar.
  » Arı bal yapacak çiçeği bilir.
  » Arı kahrını çekmeyen balın kadrini ne bilir.
  » Arı satmış namusu tellala vermiş.
  » Arkadaş dediğinin gölgesinde suç işlenir.
  » Arkadaşını söyle ki, sana kim olduğunu söyleyeyim.
  » Arkalı it kurdu boğar.
  » Armudu sapıyla, üzümü çöpüyle, pekmezi küpüyle.
  » Arpa eken darı biçmez.
  » Arpa ekip buğday bekleme.
  » Asıl azmaz, bal kokmaz; kokarsa yağ kokar, onun da aslı ayrandır.
  » Aslan yattığı yerden belli olur.
  » Aslı neyse nesli odur.
  » Aslına çekmeyen haramzadedir.
  » Aslında olan tırnağına getirir.
  » Aslını inkâr eden haramzâdedir.
  » Aslını inkâr edenin nesli gevşek olur.
  » Aş kaşık ile, iş keşik ile.
  » Aş sabahın iş sabahın.
  » Aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık.
  » Aşk olmayınca meşk olmaz.
  » At alırsan yazın, deve alırsan güzün, avrat alırsan gezin ha gezin.
  » At binenin kılıç kuşananındır.
  » At ile avrat yiğidin ikbalindendir.
  » At karnından yiğit burnundan bellidir.
  » At olacak tay yürüyüşünden belli olur.
  » At ölür itlere bayram olur.
  » At ölür meydan kalır, yiğit ölür şan kalır.
  » At ver hasım ol, kız ver hısım ol.
  » At yedi günde, it yediği günde unutur.
  » At, sahibine göre kişner.
  » Ata binmek bir ayıp, inmek iki ayıp.
  » Ata et, ite ot verilmez.
  » Ata sözü tutmayan, uluya uluya kalır.
  » Ateş düştüğü yeri yakar.
  » Ateş ile barut bir arada olmaz.
  » Ateş olmayan yerden duman çıkmaz.
  » Atı alan Üsküdarı geçti.
  » Atılan ok geri dönmez.
  » Atımın anlı sakar, lakabını ele takar.
  » Atın iyisi arkadan gelmez.
  » Atın iyisine doru, yiğidin iyisine deli derler.
  » Atın ölümü arpadan olsun.
  » Atlar tepişirken arada eşekler ezilir.
  » Atlı, itli sığmış, bir çocuk sığmamış.
  » Attan düşen kaba döşek, eşekten düşen kazma kürek.
  » Attan düşen ölmez, eşekten düşen ölür.
  » Attan indi eşeğe bindi.
  » Avradı er zapt etmez, ar zapt eder.
  » Avrat var ev yapar, avrat var ev yıkar.
  » Ay bozmaz, süt kokmaz.
  » Ayağa değmedik taş, başa gelmedik iş olmaz.
  » Ayağın sığmayacağı yere baş sokulmaz.
  » Ayağını yorganına göre uzat.
  » Aydan gelen halı üstüne, günde gelen kül üstüne.
  » Ayranım ekşidir diyen olmaz.
  » Az kazanan çok kazanır, çok kazanan hiç kazanır.
  » Az menfaat çok zarara mal olur.
  » Az sabırda, çok keramet vardır.
  » Az tamah, çok ziyan getirir.
  » Az veren candan, çok veren maldan verir.
  » Az yaşa, uz yaşa, akıbet gelecek başa.
  » Azan mevlasını da bulur, belasını da.
  » Azı bilmeyen çoğu hiç bilmez.
  » Azıcık aşım, kaygısız başım.
  » Azıksız yola çıkanın, iki gözü el torbasında olur.
  » Azmış, kudurmuştan beterdir.
 

| Yukarı Git |

 

  » Baba borç yapar çol çocuk aç yatar.
  » Baba ekmeği zindan ekmeği, koca ekmeği meydan ekmeği.
  » Baba koruk yer, oğlunun dişi kamaşır.
  » Baba mirası yanan mum gibidir.
  » Baba oğula bağ bağışlamış, oğul babaya bir salkım üzüm vermemiş.
  » Babadan mal kalır, kemal kalmaz.
  » Baban bana öğüt verirken, ben inek gözünde kırk sinek saydım.
  » Babası ölen bey, anası ölen kadın olur.
  » Babasına hayır etmeyenin kimseye hayrı olmaz.
  » Babaya dayanma, karıya güvenme.
  » Baca eğride olsa, dumanı doğru çıkar.
  » Bacak kadar boyu var, türlü türlü huyu var.
  » Bağ dua değil, çapa dua ister.
  » Bağa bak üzüm olsun, yemeye yüzün olsun.
  » Bağa gir izin olsun ki, yemeye yüzün ola.
  » Bağlı aslana tavşan bile hücum eder.
  » Bahar çiçeğiyle güzeldir.
  » Baht olmayınca başa, ne kuruda biter, nede yaşta.
  » Bakacağın yüze sıçma, sıçacağın yüze bakma.
  » Bakarsan bağ, bakmazsan dağ olur.
  » Bakkal ölenin borcunu, diriye ödettirir.
  » Bakmakla öğrenilseydi, kediler kasap olurdu.
  » Bal döksen yalanır.
  » Bal olan yerde sinek de bulunur.
  » Bal tutan parmağını yalar.
  » Bal yiyen baldan bıkar.
  » Bal, bal demekle ağız tatlanmaz.
  » Balı parmağı uzun olan değil, kısmeti olan yer.
  » Bana benden olur, her ne olursa, başım rahat bulur, dilim durursa.
  » Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın.
  » Baskın basanındır.
  » Baskısız yongayı yel alır.
  » Bastığın yer bayram olsun.
  » Baş başa, baş da padişaha bağlıdır.
  » Baş nereye giderse, oyak oradadır.
  » Başıma uymayan takke elin olsun.
  » Başındaki fese bak, girdiği kümese bak.
  » Başını ecemi berbere teslim eden, cebinde pamuk eksik etmesin.
  » Başsız evin köpeği çok havlar.
  » Bazen inek, erkek; bazen de dişi doğurur.
  » Bebeler birbirinden huy kapar, ayranlarına su katar.
  » Bedava sirke baldan tatlıdır.
  » Bekâr gözü ile kız alınmaz.
  » Bekâr gözü kör gözü.
  » Bekâra karı boşamak kolay gelir.
  » Bekârlık maskaralıktır.
  » Bekarın ahmağı akşam, evlinin ahmağı sabah traş olur.
  » Bekârın parasını it yer, yakasını bit.
  » Bekleyen derviş muradına ermiş.
  » Beleş peynir fare kapanında bulunur.
  » Belli düşman, gizli dosttan yeğdir.
  » Benden sana öğüt, ununu elinle öğüt.
  » Benim adım Hıdır, elimden gelen budur.
  » Benim sakalım tutuştu, sen cigara yakmak istersin.
  » Besle kargayı oysun gözünü.
  » Besledik büyüttük danayı, şimdi tanımaz oldu anayı, babayı.
  » Beş kuruşluk fener o kadar yanar.
  » Beş parmağın beşi de bir değil.
  » Beyaz saç, aklın değil yaşın işaretidir.
  » Bıçak sapını kesmez.
  » Bıçak yarası geçer, dil yarası geçmez.
  » Bıldır ki hurmalar götünü tırmalar.
  » Bilgisiz insan meyvesiz ağaca benzer.
  » Bilinmedik aş, ya karın ağrıtır ya baş.
  » Bilmediği beş vakit namaz, bilirde yanına varmaz.
  » Bilmediklerimi ayağımın altına koysam, başım göğe değer.
  » Bilmemek ayıp değil öğrenmemek ayıptır.
  » Bin atın varsa bin dinlen, bir atın varsa in dinlen.
  » Bin bilsen de bir bilene danış.
  » Bin dinle, bir söyle.
  » Bin ölçüp bir biçmeli.
  » Binde bir gelinen yere gül döşerler, her gün gelinen yere kül döşerler.
  » Bir adamın adı çıkacağına, canı çıksın.
  » Bir adamın karısı onun yarısıdır.
  » Bir ağaçta gül de biter, diken de.
  » Bir ağaçtan, oklukta çıkar boklukta.
  » Bir ağızdan çıkan, bin ağza yayılır.
  » Bir ahırda at da bulunur eşek de.
  » Bir ayağı çukurda...
  » Bir bulutla kış gelmez.
  » Bir bütün bir yarımdan iyidir.
  » Bir dalın gölgesinde bin koyun eğlenir.
  » Bir dirhem et, bin ayıp örter.
  » Bir elin nesi var, iki elin sesi var.
  » Bir elin verdiğini, öbür elin duymasın.
  » Bir eve bir baca, bir kadına bir koca.
  » Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır.
  » Bir işe başlamak, bitirmenin yarısıdır.
  » Bir koyun başı pişinceye kadar, kırk kuzu başı pişer.
  » Bir koyundan iki post olmaz.
  » Bir musibet bin nasihatten iyidir.
  » Bir nalına vurur, bir mıhına.
  » Bir yerim diyenden birde yemem diyenden kork.
  » Bir yiğit kırk yılda meydana gelir.
  » Biri eşikte, biri beşikte.
  » Biri yer, biri bakar, kıyamet ondan kopar.
  » Birlikten kuvet doğar.
  » Bitli baklanın kör alıcısı olur.
  » Bize gelince yiyip içelim, size gelince gülüp geçelim.
  » Boğulursan büyük suda -denizde- boğul.
  » Borcun iyisi vermek, derdin iyisi ölmektir.
  » Borç yiğidin kamçısıdır.
  » Boş duranı Allah da sevmez kuluda.
  » Boş fıçı çok langırdar.
  » Boşboğazı cehenneme atmışlar, ‘odun yaş’ diye bağırmış.
  » Boşboğazın sigarası yanmaz.
  » Bu dünya iki kapılı handır, gelen bilmez giden bilmez.
  » Bugünün küçükleri yarının büyükleri.
  » Budalanın yağı çok olursa sakalına sürer.
  » Bugün bana ise yarın sana.
  » Bugünkü işini yarına bırakma.
  » Bugünkü tavuk, yârınki kazdan iyidir.
  » Bülbülü altın kafese koymuşlar ah vatanım demiş.
  » Bülbülün çektiği; dili belasıdır.
  » Büyük ekmek, büyük bezeden olur.
  » Büyük lokma çukurda kalır.
  » Büyük lokma ye, büyük söz söyleme.
  » Büyük zekâlar birlikte düşünürler.

 

| Yukarı Git |

 

  » Cahil adam meyve vermeyen ağaca benzer.
  » Cahile söz anlatmaktansa, deveye hendek atlatmak iyidir.
  » Cahilin dostluğundan alimin düşmanlığı yeğdir.
  » Cahille arkadaş olma küstürün, cam kırığıyla kıçını silme kestirirsin.
  » Cami ne kadar büyük olsa imam bildiğini okur.
  » Caminin kapısını bilmez, sofuluk taslar.
  » Can boğazdan gelir.
  » Can cümleden azizdir.
  » Can çıkar, huy çıkmaz.
  » Can çıkmadan ümit kesilmez.
  » Cana gelecek mala gelsin.
  » Canı kaymak isteyen mandayı yanında taşır.
  » Canı yanan eşek atı geçer.
  » Cefayı çekmeyen sefanın kadrini bilemez.
  » Cins kedi ölüsünü göstermez.
  » Cömert derler, maldan ederler, yiğit derler candan ederler.
  » Cömert ile nekesin harcı birdir.

 

| Yukarı Git |

 

  » Çabuk parlayan çabuk söner.
  » Çağrılan yere erinme, çağrılmayan yere görünme.
  » Çağrıldığın yere git, ar eyleme; çağrılmadığın yere gidip yerini dar eyleme.
  » Çağrılmadık yere, çörekçi ile börekçi gider.
  » Çalıda gül bitmez, cahile söz yetmez.
  » Çalışan demir pas tutmaz; çünkü ölür.
  » Çalışmak ibadetin yarısıdır.
  » Çalma elin kapısını, çalarlar kapını.
  » Çamura taş atma üstüne sıçrar.
  » Çatal kazık yere batmaz.
  » Çıngıraklı deve kaybolmaz.
  » Çıracı olsam ay akşamdan doğar.
  » Çiftçilik, eşeğin kuyruğuna benzer, ne uzar ne kısalır.
  » Çiftçinin karnını yarmışlar, kırk tane gelecek yıl çıkmış.
  » Çiftçiye yağmur, yolcuya kurak, cümlenin muradını verecek hak.
  » Çingene ciğer pişirir, yemeden karnını şişirir.
  » Çingenenin ipini, kendisine çektirirler.
  » Çingeneye beylik vermişler, önce babasını asmış.
  » Çirkefe taş atma, üzerine sıçrar.
  » Çoban ne yesinki köpeğine yedirsin.
  » Çocuğa iş buyuran, ardınca kendi gider.
  » Çocuk oyundan, aptal düğünden usanmaz.
  » Çocuğu işe gönder, peşinden sen git.
  » Çocuk evin meyvesidir.
  » Çocuktan al haberi.
  » Çok söyleme arsız edersin, aç bırakma hırsız edersin.
  » Çok söz yalansız, çok para haramsız olmaz.
  » Çok yaşayan bilmez çok gezen bilir.
  » Çubuk iken çıtlamayan, hezen iken kütlemez.
  » Çürük iple kuyuya inilmez.
  » Çürük tahtaya çivi çakılmaz.

 

| Yukarı Git |

 

  » Dağ başından duman eksik olmaz.
  » Dağ dağ üstünde olur, ev ev üstünde olmaz.
  » Dağ dağa kavuşmaz insan insana kavuşur.
  » Dağ dumansız insan hatasız olmaz.
  » Damlaya damlaya göl olur.
  » Danışan dağ aşmış,danışmayan yolu şaşmış.
  » Darı unundan baklava,incir ağacından oklava olmaz.
  » Darlıkta dirlik olmaz.
  » Davetsiz gelen döşeksiz oturur.
  » Davul dengi dengine çalar.
  » Davulun sesi uzaktan hoş gelir.
  » Deme dostuna, der dostuna.
  » Demir nemden insan gamdan çürür.
  » Demir tavında dövülür.
  » Demir tavında, dilber çağında.
  » Deniz sevilir de, densiz sevilmez.
  » Deniz yoğurt olmuş da yemeye kaşık bulunmamış.
  » Denize düşen yağmurdan korkmazmış.
  » Denize düşen yılana sarılır.
  » Derdini söylemeyen derman bulamaz.
  » Dereyi görmeden paçayı sıvama.
  » Dert saklayanda kalır.
  » Dervişin fikri ne ise zikri de odur.
  » Devden büyük dert var.
  » Deve boynuz ararken kulaktan olmuş.
  » Deveyi yardan atlatan, bir tutam ottur.
  » Dibi görünmeyen sudan geçme.
  » Dikensiz gül olmaz.
  » Dinsizin hakkından imansız gelir.
  » Dinsizin ipi ile Kuyuya inilmez.
  » Dişi kuş yapar yuvayı, içini dışını sıvayı sıvayı.
  » Doğru söyleyeni Dokuz köyde kovarlar.
  » Doğru söyleyenin bir ayağı üzengide gerek.
  » Domuzdan post gavurdan dost olmaz.
  » Dost acı söyler.
  » Dost başa düşman ayağa bakar.
  » Dost kara günde belli olur.
  » Dost kazandost; düşman anadan da doğar.
  » Dost yüzünden, düşman gözünden belli olur.
  » Döğüşerek pazarlık et, güle güle ayrıl.
  » Dut kurusuyla yar sevilmez.
  » Dünya malı dünyada kalır.
  » Dünya Sultan Süleyman'a bile kalmamış.
  » Düşenin dostu olmaz.
  » Düşman ayağa dost basa bakar.
  » Düşmanı karıncaysa, sen fil olur.
  » Düşmanın karıncaysa da kork.
  » Düt demeye dudak gerek.

 

| Yukarı Git |

 

  » Ecel geldi cihane, baş ağrısı bahane.
  » Ecele çare olmaz.
  » Eceli gelen keçi, çobanın ekmeğini yer.
  » Eceli gelen köpek cami duvarına siyer.
  » Eğilen baş kesilmez.
  » Eğreti ata binen tez iner.
  » Eğri oturalım doğru konusalım.
  » Ek tohumun hasını, çekme yiyecek yasını.
  » Eken biçer, konan göçer.
  » Ekmeğin büyüğü hamurun çoğundan olur.
  » Ekmeğin kestiğini kılıç kesmez.
  » El ağzı ile çorba içilmez.
  » El atına binen yaya kalır.
  » El deliye, bende akıllıya muhtacım.
  » El elden üstündür.
  » El elin eşeğini türkü çağırarak arar.
  » El içinde vasiyet ettik, ölmemek olmaz.
  » El kazanı ile aş kaynamaz.
  » El yarası onar, dil yarası onmaz.
  » El yumruğu yemeyen, kendi yumruğunu balyoz sanır.
  » Elden gelen öğün olmaz, o da vaktinde bulunmaz.
  » Eli dar olanın, dili kısa olur.
  » Eli doluya: ağa buyur, eli boşa: ağa uyur.
  » Eli ile köfte yuvarlıyor, gözü kırık kovalıyor.
  » Elin hamuru ile erkek işine karışma.
  » Elin ile koymadığını kaldırma.
  » Elmanın dibi göl, armudun dibi yol (olmalı).
  » Elmayı soy da ye, armudu say da ye.
  » Emanet (Amanat) ata binen, tez iner.
  » Emanet eşeğin yuları gevşek olur.
  » Erkek arslan arslan da, dişi arslan arslan değil mi?
  » Erkek koyun kasap dükkânına yakışır.
  » Erken evlenen döl alır, erken kalkan yol alır.
  » Erken evlenen yanılmamış.
  » Esirgenen göze çöp batar.
  » Eşek hoşaftan ne anlar; suyunu içer, denesi kalır.
  » Eşek olduktan sonra semer vuran çok olur.
  » Eşekler çalışır, atlar yer.
  » Eşekten at olmaz, ciğerinden aş olmaz.
  » Et tırnaktan ayrılmaz.
  » Ev sahibinin hatırı olmazsa köpeğini dövmek kolaydır.
  » Evdeki hesap çarşıya uymaz.
  » Evin danası evin öküzünden korkmaz.
  » Evlenenle ev alana (yapana) Allah yardım eder.
  » Evladı ben doğurdum ama gönlü benim değil ki.
  » Evlinin (ev sahibinin) bir evi var, evsizin (kiracının) bin evi var.
  » Eyyam sana uymazsa sen eyyama uy.
 

| Yukarı Git |

 

    » Fakir oynayacağı zaman davul patlar.
    » Fakir parasız olan değil akılsız olandır.
    » Fakirin ekmegi umuttur.
    » Fakirin tavuğu tek tek yumurtlar.
    » Fakirlik ayıp değil, tembellik ayıp.
    » Faydasız baş, mezara yaraşır.
    » Fazla naz aşık usandırır.
    » Fırsat eldeyken sürün devranı.
    » Fukaranın düşkünü, beyaz giyer kış günü.

 

| Yukarı Git |

 

  » Gafile kelam, nafile kelam.
  » Garip kuşun yuvasını Allah yapar.
  » Gavurun tembeli keşiş, Müslümanın tembeli derviş.
  » Geçtiğin köprüleri yakma.
  » Gel demek kolay, git demek güçtür.
  » Gelen gideni aratır.
  » Gelin ata binmişde, görkü kimin kapıya inmiş.
  » Gelin bindi deveye gör kısmeti nereye.
  » Gem almayan atın ölümü yakındır.
  » Gençlikte taş taşı, kocalıkta ye aşı.
  » Geniş günün de dar gezen, dar günün de geniş gezer.
  » Gerçek dost kötü günde belli olur.
  » Gergin ip, çabuk kopar.
  » Gezen ayağa taş değer.
  » Gitti ağalar paşalar, kellere kaldı köşeler.
  » Gittiğin yer kör ise, gözünü yum da bak.
  » Gizliden gebe kalan, aşikâre doğurur.
  » Göğe direk, denize kapak olmaz.
  » Görünen dağın uzağı olmaz.
  » Görünen köy kılavuz istemez.
  » Göz görmeyince gönül katlanır.
  » Göz görür, gönül çeker.
  » Göz odur ki dağın arkasını göre,akıl odur ki başa geleceği bile.
  » Gözün ile görmediğini söyleme.
  » Gülme komşuna gelir başına.
  » Gülü seven, dikenine katlanır.
  » Gündüz yenilen hurmalar, gece mideni tırmalar.
  » Güneş balçıkla sıvanmaz.
  » Güneş giren eve hekim girmez.
  » Güneş girmeyen eve doktor girer.
  » Güttüğü iki keçi, ıslığı dağı taşı tuttu.
  » Güzel gözünden, yiğit sözünden belli olur.

 

| Yukarı Git |

 

  » Hacı Mekke’de, derviş tekkede.
  » Hacı olmayacak hacıyı deve üstünde yılan sokar.
  » Hak deyince akan sular durur.
  » Hak doğrunun yardımcısıdır.
  » Halaya giren kolunu sallar.
  » Hamala semeri yük olmaz.
  » Harman yel ile, düğün el ile olur.
  » Hasta sağ kalırsa hekime karşı gelir.
  » Hasta yatan değil, eceli gelen ölür.
  » Havada ahreni ile uçmayan kuşun sesi havadan değil, tavadan gelir.
  » Haydan gelen huya gider.
  » Hazıra hanak, pişmişe konak.
  » Helal kazanç ile pilav yenmez.
  » Hem kız, hem baldırı düz hem de ucuz olur mu?
  » Her akla geleni işleme her ağacı taslama.
  » Her işin başı sağlık.
  » Her işte bir hayır vardır.
  » Her koyun kendi bacağından asılır.
  » Her kuşun eti yenmez.
  » Her şakanın altında bir gerçek yatar.
  » Her şey incelikten insan kabalıktan kırılır.
  » Her şeyin yenisi, dostun eskisi.
  » Her taş baş yarmaz.
  » Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır.
  » Her zamanı bir sayma.
  » Herkes aklını pazara çıkarmış, yine kendi aklını beğenmiş.
  » Herkes kaşık yapar ama sapını yapamaz.
  » Herkesin aklı bir olsaydı, koyunlara çoban bulunmazdı.
  » Hırsız sekiz, köşe dokuz.
  » Hızlı giden atın boku seyrek düşer.
  » Hile ile iş gören mihnet ile can verir.
  » Hocanın dediğini tut, yoluna gitme.
  » Horoz ölür, gözü çöplükte kalır.
  » Horozu çok olan köyün sabahı geç olur.
  » Huylu huyundan vazgeçmez.

 

| Yukarı Git |


 

 

  » Ihlamurdan odun olmaz, beslemeden kadın olmaz.
  » Irmak kenarına çeşme yapılmaz.
  » Irmaktan geçerken at değiştirilmez.
  » Isıran it, dişini göstermez.
  » Isırgan ile taharet olmaz.
  » Islanmışın yağmurdan pervası yoktur.
  » Ismarlama hac, hac olmaz.
  » Işığını akşamdan önce yakan sabaha çırasında yağ bulamaz.

 

| Yukarı Git |

 

  » İbadet de gizli, kabahat da.
  » İğneyi kendine, çuvaldızı ele batır.
  » İki aslan bir posta sığmaz.
  » İki baş bir kazanda kaynamaz.
  » İki cambaz bir ipte oynamaz.
  » İki çıplak bir hamama yakışır.
  » İki gönül bir olunca (olursa) samanlık seyran olur.
  » İnsan kocar, gönlü kocamaz.
  » İnsan konuşa konuşa, hayvan koklaşa koklaşa (anlaşır).
  » İnsan sözünden, hayvan yularından tutulur.
  » İnsan yedisinde ne ise yetmişinde de odur.
  » İp inceldiği yerden kopar.
  » İp kırıldığı yerden ulanır(eklenir).
  » İstediğini söyleyen, istemediğini işitir.
  » İstemek bir ayıp, vermemek iki ayıp.
  » İsteyenin bir yüzü kara, vermeyenin iki yüzü.
  » İşin yoksa şahit ol, paran çoksa kefil ol.
  » İşini kış tut, yaz tutarsa bahtına.
  » İşleyen demir ışıldar.
  » İt ite buyurur, it de kuyruğuna.
  » İt iti ısırmaz.
  » İt kağnının gölgesine yatmış, ne koyu gölgem var demiş.
  » İt utansa don giyer.
  » İt ürür kervan yürür.
  » İti an çomağı hazırla.
  » İti, öldürene sürütürler.
  » İtin ısırmayanı, atın osurmayanı olmaz.
  » İven (acele eden) kız ere varmaz, varsa da baht bulmaz.
  » İyi insan lafının üzerine gelirmiş.
  » İyiliğe karşı iyilik her kişinin işi, kötülüğe karşı iyilik er kişinin işi.

 

| Yukarı Git |

 

  » Kaçan balık büyük olur.
  » Kaçan kızın bohçası küçük (hafif) olur.
  » Kadı anlatana göre fetva verir.
  » Kadının biri alâ, ikisi belâdır.
  » Kâfirden hacı, elden bacı olmaz.
  » Kakma el kapısını el ucuyla, yiterler kapını var (olanca) gücüyle.
  » Kalem kılıçtan üstündür.
  » Kanaat gibi devlet olmaz.
  » Karamanın koyunu, sonra çıkar oyunu.
  » Karga bülbülü taklit edeyim derken, ötmeyi unutmuş.
  » Karınca kanatlanınca serçe oldum sanır.
  » Karnının doymayacağı yere, açlığını bildirme.
  » Kasap et derdinde koyun can derdinde.
  » Kasap sevdiği postu yere vurur.
  » Kaşıkla verip, sapıyla gözünü çıkartma.
  » Katranı kaynatsan olur mu şeker, cinsi batasıca mutlaka cinsine çeker.
  » Kavakta nar olmaz, kötülerde ar olmaz.
  » Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez.
  » Kazma kuyuyu, kazarlar kuyunu.
  » Keçinin canı teke isteyince, çobanın değneğine (sopasına) sürtünür.
  » Kedi gidince fare bey olur.
  » Kedinin kanatları olsaydı, serçenin soyu tükenirdi.
  » Kediye kanat takarsan gökte serçe bırakmaz.
  » Kel yanında kabak anılmaz.
  » Kenarına bak bezini al, anasına bak kızını al.
  » Kendi düşen ağlamaz.
  » Keskin sirke küpüne zarar verir.
  » Kılıç kınını kesmez.
  » Kırk hırsız bir çıplağı soyamaz.
  » Kırk yıl ecel yağsa, eceli gelen ölür.
  » Kız beşikte çeyiz sandıkta.
  » Kızım sana diyorum, gelinim sen anla.
  » Kızın kimi severse güveyin odur, oğlun kimi severse gelinin odur.
  » Kızını dövmeyen dizini döver.
  » Kimi bağ bozar, kimi bostan bozar.
  » Kimi yer, kimi bakar; kıyamet ondan kopar.
  » Kişi refikinden azar.
  » Kişiyi nasıl bilirsin, kendin gibi.
  » Kol kırılır, yen içinde kalır.
  » Komşu komşunun külüne muhtaçtır.
  » Komşuda pişer, bizede düşer.
  » Komşunun tavuğu komşuya kaz görünür.
  » Kork korkmazdan‚ utan utanmazdan.
  » Koyunun bulunmadığı yerde keçiye Abdurrahman çelebi derler.
  » Köpekle dalaşmaktansa, çalıyı dolanmak hayırlıdır.
  » Köpeklerin duası kabul olsa gökten kemik yağar.
  » Köpeksiz köy bulmuş, değneksiz dolaşıyor.
  » Köpeksiz köyde değnekle gezilmez.
  » Köprüyü gecene kadar, ayıya dayı de.
  » Kör alıcının kör satıcısı vardır.
  » Körler sağırlar birbirini ağırlar.
  » Kötü komşu insanı mal sahibi yapar.
  » Kötü tarlanın verdiğini, yiğit kardeş vermez.
  » Kurt kocayınca köpeğin maskarası olur.
  » Kurt kuzu kaptığı yeri dokuz defa yoklar.
  » Kuru laf karın doyurmaz.
  » Kurunun yanında yaş da yanar.
  » Kusursuz dost arayan dostsuz kalır.
 

| Yukarı Git |

 

  » Laf ile karın doymaz.
  » Laf ile peynir gemisi yürümez.
  » Laf lafı açar.
  » Laf torbaya girmez.
  » Lafın azı uzu, çobana verme kızı, ya koyun güttürür ya kuzu.
  » Lakırdı lakırdıyı açar, lakırdı bilmeyen meclisten kaçar.
  » Latife latif gerek.
  » Lâzıma hazine yetmez, elverire para gitmez.
  » Leyleğin ömrü laklak ile geçer.
  » Lezzetsiz çorbaya tuz kâr etmez.
  » Lisan gönlün tercümanıdır.
  » Lokma bile çiğnemeden yutulmaz.
  » Lokma karın doyurmaz, şefkat artırır.

 

| Yukarı Git |

 

  » Mahkeme kadıya mülk değil.
  » Mal canı kazanmaz, can malı kazanır.
  » Mart ayı, dert ayı.
  » Mart kapıdan baktırır kazma kürek yaktırır.
  » Merhametten maraz doğar.
  » Minareyi çalan kılıfını hazırlar.
  » Minnetle gül koklama, dikeni sancar seni.
  » Misafir umduğunu değil, bulduğunu yer.
  » Mum dibine ışık vermez.
  » Müflis bezirgân, eski defterlerini karıştırır.
  » Mühür kimde ise Süleyman odur.

 

| Yukarı Git |

 

  » Namazda gözü olmayanın kulağı ezanda olmaz.
  » Ne doğrarsan aşına, o çıkar kaşığına.
  » Ne yavuz ol asıl, ne yavaş ol basıl.
  » Nefesine güvenen borazancı başı olur.
  » Nerede birlik, orada dirlik.
  » Nerede hareket, orada bereket.
  » Nush ile uslanmayanı etmeli tekdir; tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir.

 

| Yukarı Git |

 

  » Oduncunun gözü omcada (bağ kütüğü) dilencinin gözü çömcede (tahta kepçe).
  » Oğlan dayıya, kız halaya çeker.
  » Oğlanınki oğul bağı, kızınki bahçe gülü.
  » Okumayı sevmeyene dokuz hoca az.
  » Olacakla öleceğe çare yoktur.
  » Olmaz olmaz deme, olmaz olmaz.
  » Onbeşindeki kız ya erdedir, ya yerde.
  » Ortak atın beli kırık olur.
  » Osmanlı’nın ekmeği dizindedir.
  » Osurmadan bu memlekette sıçtı derler.
  » Otu çek köküne bak.
  » Oynayamayan gelin yerim dar dermiş.
  » Oğlan yer oyuna gider, çoban yer koyuna gider.

 

| Yukarı Git |

 

  » Ödünç güle güle gelir, ağlaya ağlaya gider.
  » Öfke gelir gider, kelle gider gelmez.
  » Öfkeyle kalkan zararla oturur.
  » Öğüt, bir hazine kadar değerli olduğu halde genellikle bedava verilir.
  » Ölecek tavşan çomağa karşı gelir.
  » Ölmüş eşek kurttan korkmaz.
  » Ölümü gören, hastalığa razı olur.
  » Ölürse yer beğensin‚ kalırsa el beğensin.
  » Ölüsü olan bir gün, delisi olan her gün ağlar.
  » Öz ağlamayınca göz ağlamaz (yaşarmaz).

 

| Yukarı Git |

 

  » Padişah yasağı üç gün sürer.
  » Palamut çok biterse kış erken olur.
  » Papaz her gün pilav yemez.
  » Para ile imanın kimde olduğu bilinmez.
  » Para insana dil, elbise insana yol öğretir.
  » Parasız pazara, kefensiz mezara gidilmez.
  » Paraya nereye gidiyorsun demişler, çoğun olduğu yere demiş.
  » Pek yaş olma, sıkılırsın; pek de kuru olma, kırılırsın.
  » Perşembenin gelişi, çarşambadan bellidir.
  » Pilav yiyen, kaşığı belinde gerek.
  » Pilavdan dönenin kaşığı kırılsın.
  » Pire itte (köpekte), bit yiğitte bulunur.
  » Pisboğaz ile boş boğaz, beladan kurtulmaz.

 

| Yukarı Git |

 

  » Rağbet güzel ile zenginedir.
  » Rahat ararsan mezarda.
  » Ramazanda yalan söyleyenin yüzü, bayramda kara olur.
  » Rençper kırk yılda, tüccar kırk günde.
  » Rüşvet kapıdan girince insaf bacadan çıkar.
  » Rüzgâr eken fırtına biçer.
  » Rüzgâr esmeyince yaprak oynamaz.
  » Rüzgâra tüküren kendi yüzüne tükürür.
  » Rüzgârlı havanın kuytusu, yağmurlu havanın uykusu.

 

| Yukarı Git |

 

  » Sabır acıdır, meyvesi tatlıdır.
  » Sabreden derviş muradına ermiş.
  » Saç sefadan, tırnak cefadan uzar.
  » Sakalda keramet olsa, keçi şeyhlik ederdi.
  » Sakınan göze çöp batar.
  » Sakla samanı gelir zamanı.
  » Saman elinse samanlıkta mı elin?
  » Sanat altın bileziktir.
  » Sayılı koyunu kurt kapmaz.
  » Sen işlersen mal işler, insan böyle genişler.
  » Sen kendini övme el seni övsün.
  » Sen seversen oğlunu, o da sever oğlunu.
  » Sev beni, seveyim seni.
  » Soğuk su, sıcak aş diş düşmanı, genç avrat koca herifin baş düşmanı.
  » Sopayı yiyen eşek, atı geçer.
  » Soydur çeker, huydur geçer.
  » Sormaz ki bilsin, sorsa bilirdi; bilmez ki sorsun, bilse sorardı.
  » Söyle arkadaşını söyleyeyim sana seni.
  » Söyleme dostuna, o da söyler dostuna.
  » Söylemeyen ağız, söyleyen ağzı yorar.
  » Söz büyüğün sus küçüğün.
  » Söz gümüş sükût altın.
  » Söz var insanı yola getirir, söz var insanı yoldan çıkartır.
  » Söz var iş bitirir, söz var baş yitirir.
  » Su akar yatağını bulur.
  » Su akarken küpünü doldurur.
  » Su akmayınca durulmaz.
  » Su bulanmayınca durulmaz.
  » Su testisi su yolunda kırılır.
  » Suç gelin olsa güvey bulunmaz.
  » Sütten ağzı yanan, yoğurdu üfleyerek yer.

 

| Yukarı Git |

 

  » Şahin ile deve avlanmaz.
  » Şahin küçük et yer, deve büyük ot yer.
  » Şapkası dar gelen, başım büyük sanır.
  » Şaraptan bozma sirke keskin olur.
  » Şaşkın ördek kıçın kıçın dalarmış.
  » Şaşkın ördek, tersten dalar.
  » Şaşkın ördek başını bırakır, kıçından dalar.
  » Şer işi uzat hayra dönsün, hayır işi uzatma şerre dönmesin.
  » Şeriatın kestiği parmak acımaz.
  » Şeytanla ortak buğday eken samanını alır.
  » Şeytanla saman eken, sapını alır.
  » Şimşek çakmadan gök gürlemez.

 

| Yukarı Git |

 

  » Tabancanın dolusu bir kişiyi, boşu kırk kişiyi korkutur.
  » Tandır başında bağ dikmek kolaydır.
  » Tartılırsan denginle tartıl.
  » Tasa doyurur, acı acıktırır.
  » Taş yerinde ağırdır.
  » Taşıma su ile değirmen dönmez.
  » Tatlı söz (dil) yılanı deliğinden çıkarır.
  » Tavşan (Fare) dağa küsmüş dağın haberi olmamış.
  » Tekkeyi bekleyen, çorbayı içer.
  » Tembele iş buyur sana akıl öğretsin.
  » Tereciye tere satılmaz.
  » Tırnağın varsa başını kaşı.
  » Tırnağın varsa kaşın, yoksa düşün.
  » Tilkinin dönüp dolaşıp geleceği yer kürkçü dükkânıdır.
  » Tok açın halinden anlamaz.
  » Tok ağırlaması güçtür.
  » Topalla gezen aksama öğrenir.
  » Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur.

 

| Yukarı Git |

 

  » Ucuna bak bezini al, anasına bak kızını al.
  » Ucuzdur vardır bir illeti, pahalıdır vardır bir hikmeti.
  » Ulu sözü dinlemeyen uluya kalır.
  » Ulular köprü olsa basıp geçme.
  » Ummadığın taş baş yarar.
  » Umut fakirin ekmeğidir.
  » Ustanın çekici bin altın.
  » Uşağı işe koş, sende ardına düş.
  » Uyku ölümün kardeşidir.
  » Uyuyan yılanın kuyruğuna basılmaz.
  » Uzaktan davulun sesi hoş gelir.

 

| Yukarı Git |

 

  » Üç elli, yaz belli.
  » Üç göç, bir yangının yerini tutar.
  » Ürkütme kurbağayı, yiğit edersin.
  » Ürümesini bilmeyen it, sürüye getirir kurt.
  » Üşenenin oğlu, kızı olmamış.
  » Üveye etme özünde bulursun, geline etme kızında bulursun.
  » Üzerine laf düşmedikçe uyu.
  » Üzüm üzüme baka baka kararır.
  » Üzümün çöpü var, armudun sapı.
  » Üzümünü ye, bağını sorma.

 

| Yukarı Git |

 

  » Vakit nakittir.
  » Vakitsiz açılan (açan) gül çabuk solar.
  » Vakitsiz öten horozun başını keserler.
  » Var evi, kerem evi; yok evi, verem evi.
  » Var ne bilsin yokun halinden.
  » Varda topu gibi yatsıda patlar.
  » Vardan, yoktan anlamaz.
  » Varsa eşin rahattır başın, yoksa eşin zordur işin.
  » Varsa hünerin, her yerde vardır yerin.
  » Varsa pulun, herkes kulun; yoksa pulun dardır yolun.
  » Venedik'ten tiryâk (panzehir) gelinceye kadar, Mısırda adamı yılan helâk eder.
  » Veren el, alandan üstündür.
  » Veresiye şarap içen iki kere sarhoş olur.
  » Verirsen doyur‚ vurursan duyur.
  » Vurursan acıt, yedirirsen doyur.
  » Vücut kocar, gönül kocamaz.

 

| Yukarı Git |

 

  » Yabancı koyun kenarda yatar.
  » Yağ yiyen köpek tüyünden belli olur.
  » Yağmurlu gün tavuk su içmez.
  » Yalancı kim? İşittiğini söyleyen.
  » Yalancının mumu yatsıya kadar yanar.
  » Yalın varsa karnına, çulun varsa sırtına.
  » Yanık yerin otu tez biter.
  » Yanlış hesap Bağdat'tan döner.
  » Yardımcının yardımcısı olur.
  » Yarım hekim candan, yarım hoca dinden eder.
  » Yaş kesen baş keser.
  » Yazın başı pişenin, kışın aşı pişer.
  » Yazın eli yaş olanın, kışın ağzı yaş olur.
  » Yazın gölge hoş kışın çuval boş.
  » Yemeye hazır dayanmaz.
  » Yenice elek duvarda gerek.
  » Yenilen pehlivan, güreşe doymaz.
  » Yiğidi öldür; hakkını yeme.
  » Yol sormakla bulunur.
  » Yol üstüne bostan ekme el için, kocalıkta (ihtiyarlıkta) avrat alma el için.
  » Yol yürümeyle, borç ödemeyle biter.
  » Yola giden yorulmaz.
  » Yolu yordamıyla, ormanı baltayla (geçersin-bitirirsin).
  » Yolundan giden yorulmaz.
  » Yöğrük at yemini artırır.
  » Yuvarlanan taş, yosun tutmaz.
  » Yük altında ancak eşek (HAMAL)kalır.

 

| Yukarı Git |

 

  » Zahmetsiz rahmet olmaz.
  » Zaman sana uymazsa sen zamana uy.
  » Zan, hatıranın yalanıdır.
  » Zannetmediğin yerden tilki çıkar.
  » Zalim kadıdan insaflı subaşı yeğdir.
  » Zarar faydanın kardeşidir.
  » Zararın neresinden dönersen (dönülürse) kârdır.
  » Zâtı memduh olanın sıfata ihtiyacı yoktur.
  » Zelzeleyi gören yangına razı olur.
  » Zemheride sür de çalı ile sür.
  » Zemheride yoğurt isteyen, cebinde bir inek taşır.
  » Zemheriden sonra ekilen darıdan, kocasından sonra kalkan karıdan hayır gelmez.
  » Zengin adam, elindeki kendine yeten adamdır.
  » Zengin arabasını dağdan aşırır, züğürt düz ovada yolunu şaşırır.
  » Zengin dağlar aşar, olmayan yolda şaşar.
  » Zengin kesesini, züğürt dizini döver.
  » Zengin helvasını baldan pişirir, züğürt derman için pekmez bulamaz.
  » Zengine bir kıvılcım, güzele bir sivilce yetermiş.
  » Zengine dokun geç, züğürtten sakın geç.
  » Zenginin basması ipekli görünür.
  » Zenginin gönlü olasıya, fakirin canı çıkar.

 

| Yukarı Git |